İlkokul öğretmenlerinin ayrı bir yeri oluyor, hayatımızda...
Gülşen Atlı ilk öğretmenimdir.
Sürekli tebessüm ederdi...
Çocuğunu bir kazada kaybetti!
Sonkez biz öğrencilerini 1979'da görmeye geldii...
Hepimizi ayrı ayrı öptü ve bir daha görmedim...

4. sınıfta rahmetli Mehmet Ali Yeşilkaya bir yıl öğretmenliğimizi yaptı.
Türkiye haritasını çizdirirdi, bize.
"Gözü kapalı çizmelisiniz" derdi. 
Misak-ı Milli'nin sınırlarını tahtaya çizerken boyum yetişmezdi.
Coğrafyayı sevdirdi bana...
Emekli oldu...
Yerinde duramadı;
Büyük bir sanayi kuruluşunun ortağı oldu...

Üniversiteden bölüm başkanım Ali Çelik herkese "Evladım" diye hitap ederdi.
Emekli oldu.
Yerinde duramadı.
Dünya'da ilk demokratik toplantıların yapıldığı İzmir Bayraklı Kent Konseyi Başkanı oldu.

Uşak Lisesi'nin en başarılı yıllarının eğitim yöneticisi Mehmet Ersin.
Başarısının cezasını tayin ve nakil ile çok ödedi.
Emekli oldu.
Yerinde duramadı.
Yurttaşlık Bilincini, Yerel Tarih öğreterek araştırmalarıyla, kitaplarıyla aktardı.
Yurdum İçin Savaşırken, dedi.

Şenal Öztop.
Resim öğretmeni idi.
Yüzlerce makale yazdı.
Kitaplar yayınladı.
Anadolu ve Türk entellektüellerinin alt benini keşfe çıktı, aktardı.
Okumaya ve yazmaya özendirmeye çalıştı.
Emekli oldu.
Yerinde duramadı.
Tarihi bir Uşak Evi aldı.
Kültür savaşına devam ediyor.

Sami Yakut.
Döküm Öğretmeniydi.
Emekli oldu.
Yerinde duramadı.
Bilgisini makinelere döktü.
Makinelerden ürünler elde etti.
Arge çalışmalarına devam etti.
Vergi rekortmenleri arasına girdi.
Sanayi ve Arge savaşına devam ediyor. 

Talat İçöz.
Ziraat Mühendisi.
Eski bir sanayici.
Emekli olmadan önce bir kafe(!) açtı.
Burada "Kıraat" edilecek ortam oluşturdu.
Yüzlerce binlerce kitap, dergi koydu, bu kahveye.
Emekli oldu.
Yerinde duramadı.
Şehir dostlarıyla "Uşak Gönüllüleri Derneği"ni kurdu.
Çıkmaz Sokak Dergisi'ni çıkardı.
Yüzlerce öğrenciye, dosta "Aşkı" anlattı, anlatıyor.

Mehmet Keyvanoğlu.
Esnaf, saat tamircisi.
Şehir hafızasına hangi katkılar verilecekse verdi.
Emekli oldu.
Çok düşündü, gideyim mi buralardan diye düşündü. 
Gitmedi.
Yerinde duramadı.
Kendi ve dostlarının arşivlerindeki binlerce kitabı ihtiyacı olan köye, kasabaya hibe etti. 

Mehmet Şeref Hoşaf.
Öğretmen okulu okudu.
Başına bazı olaylar geldi. 
Hapse düştü.
Yerinde duramadı. 
Mapus damlarda "Ben Anadoluyum" başta olmak üzere binlerce şiir yazdı. 
Peşine düştüm, yıllar sonra kavuştuk.
Nice şiirlerini besteledim. 
Halen meslek olarak "Öğretmenlik" yapmıyor ama.
Şiirle hayatı öyle bir öğretiyor ki!

Cafer Akın.
Sanayici.
Emekli oldu.
Hiç yerinde durmamıştı, zaten.
Bana Nanoteknolojiyi anlattı, öğretti. 
Üniversitelere gidip konunun uzmanlarına brifingler, konferanslar verdi.
"Türkler yapamaz!" önyargısını tekrar tekrar yıktı.
Obama'nın kardeşi, firmasından distribitörlük almak için Türkiye'ye geldi. 
Nanoteknoloji ve Sanayileşme alanındaki savaşına devam ediyor. 

...
Öğretmenler Günü'nde öğretmen olmayıp!
Bize niceler öğretenlere şükranlarımı sunuyorum.
Öğretmenlerimizi de kutlarken...
Yeni nesiller artık 20 yaşında bile emeklilik hesap ediyor, hayal kuruyor!
Özellikle emekli olup da...
Yerinde duramayanların ellerinden öpüyorum.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
erhan karslı 2012-12-19 00:36:35

güzel insan,iyi dost mustafa beycim yüreğine kalemine sağlık.

Avatar
ramazan doğan 2012-12-26 22:51:22

sevigili gönül adamına bizleri yeniden titrettiği için teşekkür ediyorum.selam ve saygılar.