Ürettiği tarım aletleri artık tarlaya değil vitrine giriyor

Uşak'ın Banaz İlçesine bağlı Ulupınar Köyünde yaşayan Şerafettin Çelik (81), el emeği ile yaptığı tarım aletleri teknolojiye kurban olunca aynı aletlerin minyatürlerini yapmaya başladı.

Ürettiği tarım aletleri artık tarlaya değil vitrine giriyor

Uşak'ın Banaz İlçesine bağlı Ulupınar Köyünde yaşayan Şerafettin Çelik (81), el emeği ile yaptığı tarım aletleri teknolojiye kurban olunca aynı aletlerin minyatürlerini yapmaya başladı.

20 Temmuz 2017 Perşembe 11:00
Ürettiği tarım aletleri artık tarlaya değil vitrine giriyor

Kağnı, döven, pulluk, yaba, tırmık gibi tarımsal üretimde kullanılan aletleri üç kuşaktır el ile yaparak geçimini sağlayan bir aileden gelen Çelik, sanayileşmeyle yok olan mesleğini minyatür yaparak devam ettiriyor ve mesleğine olan özlemini gideriyor.
Aynı zamanda demircilik yapan ailenin son kuşak temsilcisi Çelik, el emeği ürünlerin teknolojiye yenilmesi karşısında fazla direnememiş, köylü daha çok üretim yapmak amacıyla fabrikada yapılan tarım aletlerine yönelince mesleğini bırakarak emekli olmak zorunda kalmış.
Eşi vefat eden 7 çocuğu ve 38 torunu olduğunu söyleyen Çelik, bir başına kalınca hakiki ahşap ve demir malzemeden hobi amaçlı olarak biblo şeklinde üretime başladığını söyledi. Doğduğu evi maket üretilen bir atölye haline getiren Çelik “Ben bu köyde doğdum, hep burada yaşadım. Yunanlılar, kaçarken köyümüzü yakmış. Babam ve dedemden Kurtuluş Savaşı öykülerini duyarak büyüdüm. Birçok yakın akrabalarımızın şehitlik hikâyelerini dinledim. Onun için köyüm Ulupınar’ın yeri bende başkadır” dedi.
Tarım aletlerini üretemeyince boşluğa düştüğünü söyleyen Çelik “Ben de önce bu boşluğu gidermek için ağaçtan küçük küçük tarım aletleri üretmeye başladım. Baktım, ömründe hiç bu aletleri görmemiş ve kullanmamış gençler, benim maketlerime çok ilgi gösteriyor. Bu kez, bu yörede yaşayan insanlarımızın, atamızın, ceddimizin, kullandığı ve bize bıraktığı kültürel mirasın yok olmasına gönlüm razı olmadı. Bu kez daha büyük bir şevkle tarım aletleri maketi üretmeye başladım. Bu yolla eski dönemde kullandığımız her şeyin çürümesi ve yok olmasına engel olduğumu düşünüyorum ve atalarımızın gelenekleri ve göreneklerini canlandırmış oluyorum. Bu da bana büyük sevinç veriyor” şeklinde konuştu.
Çelik evinin giriş kapısının yanındaki duvarda1900 yılında yapılan bir kağnı tekerini de sergiliyor.
Konuyla ilgili olarak konuşan Ulupınar Köyü Muhtarı Muhtar Abdil Doğan; "Yıllardır onun yanındayım ona destek olmaya çalıştım. Evini ziyaret edenlerin hayranlıkla izlediği bu tasarım kendi tasarımıdır. Elindeki bütün eski malzemeleri yenileştirip değerlendirebiliyor, değişik bir hale sokuyor hiçbir şeyi atmıyor ve tekrar tekrar kullanıyor, eskimiş bir saat onun için bir fotoğraf albümü oluyor, eskimiş bir radyo başka bir alet haline geliyor, ayna mesela fotoğraf albümü olmuş. Peçete kağıt için tasarladıkları var. Ayrıca 60 lı 70 li yıllarda yaptığı tarım aletlerini emekli olduktan sonra birebir minyatürünü yapmaya başladı, minyatürlerde hiçbir şey sonradan uydurma değildir gerçeğine birebir sadık kalınarak yapılmıştır. Gerçek pullukta ne varsa minyatüründe de o vardır tek bir cıvatasına kadar, kayışı da, oku da, övendiresi de öyledir, deveni öyle, boyunduruğu öyle." dedi.

Son Güncelleme: 05.08.2017 13:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner243