Önce bir yarasa buluyorsunuz...

O yarasayı kesiyorsunuz...

Sonra kanını evlenmek istediğiniz kişinin üstüne ya da bir eşyasına sürüyor veya içeceği birşeye karıştırıyorsunuz...

Yarasanın ölüsünü de o kişinin kapısının eşiğine gömüyorsunuz!

Korku filmi gibi di mi?...

Hayır... Korku filmi değil!

Kısmetinin açılmasını isteyen kızlara bir tavsiye!

Yarasa bulmak zor mu?

Peki... O zaman bir top kırmızı biber alıyorsunuz, çekirdeklerini çıkartıp, kırkbir tanesini ayırıp, gerisini atıyorsunuz...

Her çekirdeğe bir Yasin suresi okuyup, çekirdekleri tek tek biberin içine tekrar dolduruyorsunuz.

Biberi ateşe atıyor ve atarken de, ''Bu biber nasıl yanarsa, o da benim için öyle yansın'' diyorsunuz ve bunu yedi gün boyunca her gün tekrarlıyorsunuz!

Çekirdekleri tek tek biberin içine doldurmak da mı zor olacak?...

O halde bunu deneyin;

Temiz bir kağıt üzerine gül suyunda halledilmiş (?) safran ve misk ile ''EMOŞ MERMUŞ GÜLMUŞ'' yazın...

Bir muşambaya sarın, saçlarınızın arasına koyun ve görünmemesine dikkat edin.

Evet... Beklemeye başlayabilirsiniz kısmetlerinizi!

Gülüyorsunuz di mi?...

Çok daha beteri var!

Hadi bunlar, çok eskiden bir takım inanç tüccarlarının ortaya attığı saçmalıklar!

Ama ya bugün... 21. yüzyılda... Gaziantep'de olanlar?...

Kısmetinin açılmasını isteyen kızlar ne yapıyorlar biliyor musunuz?...

Kebapçıya gidip kebap yiyorlar!

Evet... Bildiğiniz kebap!

Neden?... Çünkü, çağdaş bir inanç tüccarı tarafından kandırılıyorlar!

Ve onlar, o kebabın kısmetlerini açacaklarına inandıkları için de, grup grup o kebapçıya gidiyor, 'kısmet açan' kebaptan yiyor ve sonra ellerini açıp dua ediyorlar!

Evet... Yine bildiğiniz  bir inanç tüccarı!

Ama ben yine de bu 'tüccar'ın önünde saygıyla (!) eğiliyorum!

Neden biliyor musunuz?...

Adam tüccar... Tüccarın işi ne?... Para kazanmak!

O da bunu yapıyor işte!

Kazanıyor... Hem de çok kazanıyor!

''Ucuz'' diyor ''bizim kısmetli kebabımız... 15 lira''...

İyi de... Ya sürüm!

Dükkan, kadınlar hamamı gibi!

Bütün masalar dolu!

Ve bütün müşteriler kadın!

Kimi yiyor... Kimi dua ediyor!

Siz olsanız ne yaparsanız?... Bu kurnaz düşünceye şapka çıkartmaz mısınız?

Sizi bilmem de...

Ben o kurnaz tüccarla röportaj yapan muhabirin yerinde olmak isterdim açıkcası.

Onun yaptığı gibi, mikrofonu uzatıp, ''Bu kebabın sırrı nedir efendim?'' demezdim tabi!

O mikrofonu alıp...

Kafasında kırar... dım!

Şiddetse, şiddet! :)








Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner243