EŞEK ve BULAMAÇ ADALARI’nın
KARDAK KAYALIKLARI’NDAN EKSİĞİ NE? 
 
 
            Wikileaks’in sızdırdığı Amerikan Diplomasi Belgeleri’nin Eşek ve Bulamaç Adaları ile ilgili bölümlerini Yunan Gazetesi Tanea yayınladı.
            Tanea Gazetesi “ABD, Ege’deki Türk jetlerinin uçuşları konusunda Türkiye’ye hak verirken, Eşek ve Bulamaç Adaları hususunda Türkiye’yi uyardığını” belirtiyor.       
Wikileaks Belgelerine göre ABD, “Ege anlaşmazlıkları konusunda Türk tarafını haklı” görüyor.  Ancak Bulamaç ve Eşek Adası üzerindeki alçak uçuşlar için Yunan tarafını haklı buluyor. O belgelerden biri de 29 Haziran 2010 tarihine ait.
Wikileaks Belgelerinin Türkiye Acentalığını Taraf Gazetesi’nden
 
Belgede, dönemin ABD Büyükelçisi James Jeffrey Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmesinde; “Meskûn Adalar Bölgesi’nde (Bulamaç ve Eşek Adaları) Türk jetlerinin alçak uçuşunun yarattığı rahatsızlığa…” dikkat çekiyor. 
Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu da, oradaki önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırarak “Bu kayalıkların aidiyeti Kardak gibi ihtilaflı!” diyor ve bir cümlede bir çok gaflete giriyor.
 
GAFLETİN ŞİFRELERİ!
Gaflet1 : Lozan Anlaşması’nı imzalamayıp tanımayan tek ülke olan ABD konunun muhatabı değildir. Buradaki görüşmenin kendisi diplomatik bir hatanın daniskasıdır.
Türkiye ve batmış Yunanistan’ın(!) çıkarları adına hadi muhatap alındı, hadi ABD arabulucu oldu varsayalım!
 
Gaflet 2 : “Meskûn Ada” tanımı “İnsan oturan, yurt edinilmiş ada” anlamındadır. Evet 2004 yılında buyana Yunanlılar buraya yerleşmeye başlamışlar, hatta kendileri açısından akıllıca bir strateji ile kilise kurmuşlardır.
Madem buraları “Aidiyeti İhtilaflı Alan”dır; 2004 yılından bugüne bu iktidar tarafından neden iskânına müsaade edilmiştir? Mülkiyet ve tapu sorunu olan bir arsaya, araziye yapılan binalara “Kaçak yapı ya da Gecekondu denildiğini ve yıkılması gerektiğini”  bilmiyor mu Sayın Dışişleri Bakanı?
Uluslar arası gecekonduları yapana da yaptırana da” verilecek cezadan bihaber olmamak gaf değil midir?  “Meskûn” tanımına karşı çıkmayarak, yurt edinilmesine Türk Dış İşleri Bakanı olarak neden sesini çıkarmamıştır?
 
Gaflet  3:  Lozan Anlaşması, Ankara Sözleşmesi ve Paris Barış Anlaşması’nda hangi adanın nereye verildiği isim isim yani ada olarak yazılıdır. Eşek ve Bulamaç Adaları bu üç hukuki metinde de “Terk Edilen / Egemenliğine Verilen” ibarelerinde ve bölümünde geçmediği halde, “İhtilaf halindeki  adalar” denilip ülkemiz adına aktif savunuculuk yapılmamıştır.  

Büyükelçi Jeffrey;“…Egemenlikleri hakkındaki görüşlerinizi ortaya atmak için alçak uçuşlar yapmanız doğru değil!” demiş, tabir yerinde ise Türkiye Cumhuriyeti  Dış İşleri Bakanı’naterbiye ve talim hizmeti”  vermektedir.
Ardından, Washington’a geçtiği bir telgrafta, “Türkiye’nin Ege’deki Yunan hava sahası ve karasuları ile ilgili tezleri özlüdür. Ancak iki meskûn adanın (Eşek ve Bulamaç) üzerinden alçak uçuşlar yapmak Türkiye’nin çıkarlarına hizmet etmiyor” demiştir. 
Gaflet   4:  Bağımsız bir ülkenin Dışişleri Bakanı, Türk Jetleri’nin uçuşunun doğru olup olmadığına ve yorumlanmasına müsaade edip, Başbakan’ın tabiri ile monşerlerin sıkça yaptığı gibi “Diplomatik gevezelik!” bile yapmamış, yapamamıştır .    
 
Bu kadar gafletin içersinde bulunanlara sorulması gereken sorular olması gerekiyor…
 
 
AKLA GELEN İLK SORULAR
 
Soru 1. Bu iki adadaki yapılaşmaya 2004 yılından beri “Neden diplomatik olarak engel olunmadı?”. 51 defa yapılan İstikşafî gizli görüşmelerde bu konu hiç ele alınmadı mı yoksa taviz mi verildi?
Soru 2. Başbakan muhalefette olsaydı Davutoğlu’na uluslararası ilişkiler konusunda  “Senin ilmin var ama irfanın yokmuş!” tespitini yapıp “Gensoru Önergesi” verir miydi? “Gensoru Önergesi” konuşmalarında önündeki promter’den anlamlı metni okuyan R.T.E.’yi dinleyen Bülent Arınç gözü yaşlı ağlayarak hedef kitlesine klip çektirip sonra da “Vatan elden gidiyor ey millet!” der miydi?
Soru 3. Yandaş ya da Çağdaş Medya neden bu konu üzerine gitmiyor?
Soru 4. Hükümetin sessizliğini, basiretine ve “2023 Vizyonu”na bağladık diyelim! CHP ve MHP Liderleri başta olmak üzere hiçbir kimseden neden bu konuda ses çıkmıyor?
Soru 5. Varsayım olarak uzun müzakereler sonucunda ya da Uluslararası Tahkim; “Bu adaların Türkiye’nin olduğunu kabul etti” diyelim. Eşek Adası’ndaki, bilhassa gecekondu olan Ortodoks Kilisesi’ni yıkabilecek misiniz?
Soru 6. İhracatımızın ve hinterlandımızın çok önemli bir bölümünde bulunan Ortodokslarla ortaya çıkabilecek büyük tepkileri 2015 Ermeni Tehciri’nin 100. yılına az bir zaman kala nasıl çözeceksiniz?
Soru 7. “Komşu ülkelerle Sıfır Sorun” bu konuda nasıl işletilmiş ya da nasıl işletilecektir?
Soru 8.  Kardak Kayalıkları’nın Eşek ve Bulamaç Adaları’ndan yüzölçümü haricinde herhangi bir açıdan hukuki statü olarak eksiği nedir?
1996’da Kardak Kayalıkları için savaş açmayı göze alan devlet ve onu yöneten hükmedenlerle bugünküler arasındaki farklar nelerdir? 
Soru 9. Dışişlerinde başarılı(!) gösterilen / kendini öyle gösteren hüküm sahibi neden seçilmemiş, milletvekili olmayan, atanmış birini bakan göstermiştir?
Önündeki değerli insanı(!) (Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu) görmeyen hüküm sahibi 2023 mü görecektir?  
Soru 10.  1996’da Kardak Krizi’nin zirve yaptığı gece Yunan Başbakanı Kostas Simitis kime “Vre Malako! (Ulan salak)” demiştir?
Soru 11. Şimdilik AKP’li dostlarımız ve arkadaşlarımız bu konuda niçin huzur, sükûn ve sükût içersindedirler? Bildikleri varsa(!) bize de anlatsınlar da biz de sakin olup,”Amma da abartmışız ya hu!” diyelim.
Soru 12. Şu ana kadar olan tüm gelişmeler, bu iki adanın “Uluslararası İlişkiler Literatürü”ne göre Tecavüzü (İşgal) ise; “Kaçınılmaz tecavüzlerde ve işgallerde kimler zevk almaktadır!”. Zinayı suç olmaktan çıkaran bu iktidarın, toprak tecavüzünden ve zevk anlayışından muhafazakâr ve milli duyarlılığı olan AKP tabanı ne anlamaktadır?    
Soru 13. Yukarıdaki GAFLETLERİN ve SORULARIN ŞİFRESİNİ ayrıca CEVAPLARINI  bilen var mı?
Demokrasi’den haberdar olmayan Nasrettin Hoca ne demiş idi;
  • Bilenler bilmeyenlere anlatsın!
Bilge olmayanların iktidarında, bilmeyenlerin muhalefeti, medeniyete değil cehalete, sefalete ve esarete gebedir.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.