TÜRKİYE’DE VATAN TOPRAĞI SATIŞLARININ TARİHÇESİ

Osmanlı Dönemi

Yıl 1536; Fransa ile “Kapitülasyon Anlaşması” yapıldı.
Yıl 1582; Önce İngiltere sonra Hollanda, Ceneviz, Venedik ve Polonya’ya ayrıcalıklar verildi.
Yıl 1838; İngiltere’ye “İç Gümrükler ve Dışsatımlarda” ekstra ayrıcalıklar verildi.
Yıl 1854; Kırım Savaşı’na girmesi sebebiyle ilk borcunu (yıllık % 6 faizle 3 Milyon Sterlin) İngiltere’den aldı.
Yıl 1858; Islahat Fermanı’nda ilk defa “Yabancıların taşınmaz edinimine ait düzenleme” yapıldı.
Yıl 1867; ’’Ecnebilerin Gayrimenkul Edimine Dair Kanun”  ve 1868’de de; “İstimlak Nizamnamesi” (7 Sefer Kanunu) çıkarıldı.
Bu Nizamname ile “Yabancı Gerçek Kişilerin taşınmaz edinimi”nin önü açıldı.
Bu nizamnamede Karşılıklılık İlkesi’ne yer verilmedi!
Yani başka ülke gerçek kişileri buradan toprak alabilir, bu ülke insanı başka ülkelerden toprak alamayacaktı, zaten savaşlardan alacak gücü de parası da böyle bir hedefi de yoktu!
           
1868 İstimlak Nizamnamesi çıktıktan sonra;
Özellikle İngiliz, Fransız ve İtalyanlar…
Başta İzmir olmak üzere Ege kıyıları ve Antalya’dan arazi almaya başladılar.
D.Baltazzi 247.000 dekar Bornova’da ve 82.000 dekar Bergama’da …
R. Wilkin  130.228, W. G. Maltass 122.592 dekarla Tire’de…
A. Edwards 80.000 dekar Buca’da…
A. O. Clark 72 bin dekar Kuşadası’nda ve A. S. Perkins 16.360 dekar Bornova’da araziler satın aldılar.
Bunların dışında Aydın, Ödemiş, Nazilli ve daha birçok merkezde büyük araziler almışlar, çiftlikler kurmuşlardı.
İngilizlerin Batı Anadolu’da satın aldıkları toprakların miktarı 2.800.000 dekar, yani 2.800 km2 idi.
Bir anlamda “İzmir’in tarıma elverişli topraklarının üçte biri” İngilizlerin eline geçmişti.
O yıllarda İzmir’e “Gâvur İzmir” denilmesinin gerçeği budur!

Yıl 1877; Osmanlı-Rus Savaşı’nda devlet bütçesinin yaklaşık % 70’i borç kaleminde bulunuyordu.
Yıl 1881; Düyun-u Umumiye (Borçlar İdaresi) kuruldu.
Yıl 1913;  sadece gerçek kişilerin değil “Yabancı Şirketlerin” de toprak satın almasının ve mülk edinmesinin önü açıldı.
Filistin halkı bu yasaya dayalı olarak topraklarını satmışlar, “içinde belediye reisleri hatta müftülerin de olduğu aracılar”, İsrail Devleti’nin kurulmasına etken oldular.
1914’te başlayan 1. Dünya Savaşı sürerken Akdeniz Havzası ve Ege kıyılarındaki toprak satışları devam etti.
Yıl 1920; Sevr Anlaşması imzalandı.
 
Cumhuriyet Dönemi

24 Temmuz 1923’te ise “Lozan anlaşması ile Kapitülasyonların tamamı kaldırıldı”.
Lozan’da toprak satışlarında “Karşılıklılık İlkesi” eklendi.

Yıl 1924; 442 sayılı Köy Kanunu çıkarılarak;
Nüfusu 2.000’den az olan yerlerde kişi şirket ya da cemiyetlerin arazi ve emlak almaları yasaklandı.
Zaten ülkenin % 90’a yakını köylerdeydi!

Yıl 1935; yılında çıkarılan 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 35. maddesine göre;
Köy arazisinin dışında kanunla kısıtlı hallerin dışında sadece “Gerçek Kişilere” bu hak tanındı. Ayrıca, Lozan Anlaşmasındaki “Sözleşmeli Karşılıklılık” değiştirilmiş Tapu Kanunu’nda “Yasal Karşılıklılık” kavramı eklendi.
1934 ile 1984 yılları arasında (50 Yıl) anılan kanunlar aynen korunmuş ve toprak satışı konusundaki kısıtlamalar devam ettirildi.
 
ANAP DÖNEMİ
21 Haziran 1984’te çıkarılan kanunla, Köy ve Tapu Kanunları’nda yabancılara toprak satışındaki belirtilen yetki “Bakanlar Kurulu”na verildi ve “karşılıklılık koşulu” aranmadı. Anayasa Mahkemesi de 1984/14 Esas nolu kararla;
Ülkede yabancının arazi ve emlak edinmesi salt bir mülkiyet sorunu gibi değerlendirilemez. Toprak, devletin vazgeçilmez unsuru, egemenlik ve bağımsızlığın simgesidir.” diyerek bu kanunu iptal etti.
Kararlar geriye dönük işlemediği için, 3029 sayılı yasa gereğince Suudi Prensi Abdullah Bin Adülaziz İstanbul Boğazı’nda Sevda Tepesi satıldı.

Yıl 1986; 3728 Sayılı yasayla;
 Suudi Arabistan, Katar, Oman Krallığı, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri uyruklu gerçek kişilerin “Karşılıklılık Şartı Aranmaksızın” ayrıca sadece köy değil belediye sınırlarını da kanuna dahil ederek ülkemizde taşınmaz edinmesini serbest bıraktı.
Anayasa Mahkemesi ikinci kez aynı kanunu aynı gerekçelerle 1986/24 sayılı kararla iptal etti.
 
 
AKP DÖNEMİ
Yıl 2003; taşınmaz satışında üçüncü kez bir düzenleme yapılarak 4916 sayılı yasayla;
Köylerde taşınmaz satışını yasaklayan Köy Kanunu’nun 87. ve “Karşılıklılık İlkesi”ni düzenleyen Tapu Kanunun 35. maddesini değiştirerek taşınmaz satışını serbest bıraktı…
Ayrıca kanun, 30 hektar (300 dönüm) üzerindeki toprak satışlarını Bakanlar Kurulu’nun yetkisine bıraktı.
Anayasa Mahkemesi ise;
Sınırlı ayni hakların uzun süre kullanılması halinde mülkiyet hakkının kullanılmasından doğan hakların sonuçlara benzer duruma yol açacağı” …
Bakanlar Kuruluna verilen yetkinin…. geniş takdir yetkisinin yetki devrine sebep olacağı” gerekçeleriyle 2005/14 sayılı karar ile iptal etti. 

Yıl 2005;
5444 sayılı kanun çıkarıldı;
Tapu Kanunu’nun 35. maddesi tekrar değiştirilerek;
Yabancının bir arazide 2.5 hektar ülkede ise toplam 30 hektar (300 Dönüm) olarak belirlendi.
“Sulama, enerji, tarım, maden, sit, inanç ve kültürel özellikleri ile korunması gereken alanlar, özel koruma alanları ….   Stratejik yerlerde kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinemeyecekleri alanları belirlemeye ve … İllerin yüzölçümlerine göre yabancılara satılabilecek toprak büyüklüğü oranı binde beşi geçmemek üzere “Bakanlar Kurulu”na verildi…

Ayrıca kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan ve “Doğrudan Yabancı Yatırımcı Kanunu, Turizmi Teşvik Kanunu, Petrol Kanunu, Maden Kanunu, Endüstri Bölgeleri Kanunu ve özel Kanunlarla çalışmalarını yürütecek şirketlerin sınırlı ayni hak edinebilirler” şeklinde hüküm getirdi.
2006 yılı itibariyle Binde 5 sınırı Hatay, Mardin ve Kilis’te aynı yıl hemen aşıldı.
Sanki bu kanunun hemen çıkmasını beklercesine
Kendi ülkesinde “Adalar ve sınıra yakın bölgelerde toprak satışını yasaklayan”…
İflas etmiş denilen Yunanistan’ın ülkemizde en fazla gayrimenkul alan ülke olmasını  nasıl değerlendirmek gerek!
 07.07.2006 itibariyle İstanbul, İzmir, Bursa ve Balıkesir olmak üzere kanunun hemen çıkışından sonra 12.535 taşınmaz satın aldı Yunanlılar.
Ardından Almanlar ülkemizde mülk edinmeye başladılar.
Sırasıyla İngiltere, Suriye ve Avusturya ülkemizden en fazla toprak satın alan diğer 3 ülke.
İngiliz siyasetini hatırlatmamıza gerek yok!
İngiltere’de mülk kraliyete ait ve sadece oturma izni olanlara “mülkiyet kullanma izni” veriliyor.
Suriye’nin durumu muallak!
Yani ülkemizden toprak satın alanlar Suriyeli olabilir ama başka tabiiyetleri mi var belli değil!
5. sırada bulunan Avusturya, karşılıklılık şartının tersine sadece Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin vatandaşlarına toprak satışı izni veriyor.
Hindistan, Çek Cumhuriyeti, Birleşik Arap emirlikleri, Tunus, Kuveyt, Libya, Suudi Arabistan’da Türklerin toprak satın almaları yasak iken 5444 sayılı yasa çıktıktan sonra bu ülke vatandaşları bizden mülk satın almaya başladılar…
Yukarıda belirttiğimiz gibi “Türkler de başka ülkelerden arazi satın alabiliyor!” tezi tam bir aldatmaca!
Toparlayacak olursak…
Taşınmaz Bilgi Sistemi ve Arazi Yönetim Planları hala yok…
Kent Bilgi Sistemleri bulunmayıp, kadastro çalışmalarını tamamlayıp tamamlamadığı belli olmayan istikrar abidesi ülkenin;
Binde 5 sınırlamasına nasıl uyacağı bilinmemekle beraber…
Karşılıklılık İlkesi’ni sürekli delen yani yasadışı işlemler yapan yürütme…
Komşu ülkelerle sıfır sorun!” hayali yaşayan Dışişleri Bakanı!
            …
Eşek ve Bulamaç Adaları’na gelirsek…
12 Mil kapsamının dışında…
Didim’e yaklaşık 6 mil uzaklıkta
12 Adaların da dışında…
1947 Paris Barış Anlaşması’na göre bizim olan…
2002 yılından bugüne Dışişleri Bakanlığı ile Yunanistan tarafından yürütülen…
Geçen hafta Çeşme’de 51. olmak üzere 9 yıldır toplantılar yapıp…
Bu konuda “Devlet Sırrı Muamelesi” yapılarak hiçbir bilginin basına ve halka anlatılmadığı…
Ama Yunanistan’ın “Bu adalar bizim!” dediği…
Dışişleri Bakanlığı’nın da web sitesinden bu iki adalara önce “Adacık” tanımını yaparak, sonra bu açıklamanın web sitesinden kaldırdığını… 
Siyasi literatüre “Gemicik”ten sonra “Adacık” kavramının da sulandırılarak sokulduğu…

Sonunda İşi 66’ya bağlayacak!” oldukları istikşafi görüşmeler
İstikşafi, “Keşfetmeğe çalışma. Ne olup bittiğini öğrenip anlamak için araştırma yapma” anlamını taşıyor.
9 yıldır ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorlar, karşılıklı!        
Ve “Devlet Sırrı” kapsamında değerlendirilip…
 Ki başka bir ülke ile görüşülen konunun sır olmadığı bilinmesine rağmen!    
Ve 2004 yılından itibaren bu adalardaki yapılaşma 5444 sayılı yasada belirtilen “kişi ya da şirkete değil” ortada hiçbir anlaşma ve yasal dayanak olmamasına rağmen…

Eşek ve Bulamaç Adaları’nın Yunanistan’a verilmesi…
Hangi suç kapsamındadır?
             
           
KAYNAKÇA:
Büyük Pazarlık, Prof Dr. Vahdettin Engin, Yeditepe Yayınları, İstanbul 2010
Emperyalizmin Türkiye’ye Girişi, Orhan Kurmuş, Bilim Yayınları, İstanbul 1977    
Yabancılara Toprak Satışı, Neoliberalizmin Kıskacında Türkiye Toprakları,  Türkiye Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Yayını, Ankara, 2006    
www.mevzuat.gov.tr
www.wikipedia.org
http://www.milliyet.com.tr/2006/07/yazar/dundar.html
www.dp.org.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.