banner414

AIDS İLE İLGİLİ ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Uşak Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı Uşak Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkal Özkan 1 Aralık Dünya Aids Günü nedeniyle açıklamada bulundu.

AIDS İLE İLGİLİ ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Uşak Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı Uşak Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkal Özkan 1 Aralık Dünya Aids Günü nedeniyle açıklamada bulundu.

02 Aralık 2013 Pazartesi 13:18
AIDS İLE İLGİLİ ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
 HIV enfeksiyonunun 1980′li yıllardan beri tüm dünyada görülürken, bulaşma yolu ise en sık korunmasız cinsel temas, ikinci olarak ise damar içi madde kullananların ortak paylaştığı enjektörler ile oluduğunu belirten Özkan şunları belirtti; “Öncelikle HIV (Human Immmunodeficiency Virus) nedir? Açıklayacak olursak, Türkçe’de “İnsan Bağışık Yetmezlik Virüsü” olarak adlandırılan bir virüstür. Bu virüs insan bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve tedavi alınmadığı durumda etkisiz hale gelmesine neden olur. Bağışıklık sistemi çöken vücut, normalde kolaylıkla direnç gösterebileceği hastalık etmenlerine açık ve savunmasız hale gelir.” Dedi.
  Aynı şekilde AIDS’e de açıklama getiren doktor Özkan HIV tarafından oluşturulan, Türkçe’de “Edinilmiş İmmun Yetmezlik Sendromu” olarak adlandırılan bir hastalıklar bütünü olduğunu söyledi. “AIDS; HIV adlı virüsün insan vücuduna girmesinden sonra tedavi olanaklarından yararlanılmadığı durumda ortaya çıkan hastalıklar bütünüdür. HIV bulaştığı insanın vücudunda yıllarca bulgu vermeden kalabilir. Kişi eğer virüsü cinsel yolla almışsa, ortalama 8-10 yıl boyunca hekime başvurmasını gerektiren bir bulgusu olmayabilir. Virüs kan yoluyla alınmışsa, bu süre azalarak, 5 ay ile 2 yıl arasında değişebilir. Kişi virüsü aldığı andan itibaren başkalarına bulaştırabilmektedir. Sonuçta, birden fazla hastalık ve kanserin ortaya çıkması ile AIDS oluşur ve eğer tedaviye başlanmazsa hastalık ölümle sonuçlanır. HIV pozitif birey aynı zamanda AIDS tablosu da gelişmiş kişi demek değildir. Doğru zamanda ilaç tedavisine başlayan ve ilaçlarını düzenli bir şekilde almaya devam eden HIV pozitifler hiçbir zaman AIDS evresine gelmeden sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürürler. HIV1 ve HIV2 olmak üzere bilinen iki tipi bulunmaktadır. HIV2’nin seksüel yolla ve doğum esnasında anneden bebeğe bulaşma oranının HIV1’den daha az olduğu belirlenmiştir.2012 yılı Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre; Dünya’da 36 milyon erişkin HIV taşıyıcısı bulunmaktadır. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığına 2013 yılı haziran ayı itibarı ile toplam 6802 HIV(+) kişi bildirimi yapılmıştır.” Dedi.
  HIV’in bulaşma yollarından da bahseden Özkan sözlerine şöyle devam etti; “HIV üç yolla bulaşabilmektedir;
  1. Cinsel İlişki, tüm bulaşmaların % 80-85’i bu yolla olmaktadır. Korunmasız cinsel ilişki
  2. Kan Yoluyla Bulaşma, tüm bulaşmaların % 10-15’i bu yolla olmaktadır. Kan veya kan ürünlerinin transfüzyonu (nakli),İğne batması ve açık yaradan HIV ile temas Damar içi ilaç kullanıcıları arasında iğne paylaşımı.
  3. Anneden bebeğine tüm bulaşmaların % 3-5’i bu yolla olmaktadır. Hasta veya taşıyıcı anneden bebeğe anne karnında ya da doğumda hasta veya taşıyıcı anneden bebeğine emzirmeyle.” Dedi.
  Aids’in belirtilerine de değinen Dr. Erkal Özkan şunları belirtti; “HIV bulaştıktan sonra, AIDS hastalığı belirtileri kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine göre 3-15 yıl ya da daha uzun bir süre sonra ortaya çıkmaktadır. Enfeksiyon belirtileri ise belirli bir nedene bağlı olmaksızın haftalarca süren derin bitkinlik. 2 ay içerisinde %10’dan fazla tanımlanamayan kilo kaybı. Birkaç haftadan fazla süren ve sebebi açıklanamayan ateş, titreme ve gece terlemeleri. İlk bakışta çürüğe benzeyen, ancak kaybolmayan, ağrısız, vücudun her yerinde bulunabilen düzgün, sert ve gittikçe büyüyen pembe-kızıl renkli lekeler. Belirgin bir sebebi olmayan ve iki haftadan uzun süren koltuk altı ve boyun lenf bezlerinde şişlik.Solunum güçlüğü ve kuru öksürük. Ağızda devamlı beyaz lekeler bulunması, uçuklar. Kronik ishal.” Olarak sıraladı.
  Dr. Erkal Özkan, AIDS’in tedavisinde olumlu gelişmeler bulunduğunu söylerken; “HIV virüsüne karşı etkili oldukları bilinen antiretroviral ilaçlar üretilmiştir. Farklı etki mekanizmasına sahip antiretroviral ilaçların ikisinin ya da üçünün bir arada kullanımı ile başarılı bir tedavinin yapılacağı belirtilmektedir. AIDS tedavisi doktor kontrolünde ve kesintisiz sürdürülmelidir. Bağışıklık sisteminin zayıflamasından dolayı AIDS dışında enfeksiyonlar gelişmekte olup bu enfeksiyonların çoğunu tedavi etmek mümkün olmaktadır. AIDS’den korunmak için bugüne kadar kullanılabilecek her hangi bir aşı geliştirilememiştir.” Dedi.
  Son olarak Devlet hastanelerinde HIV test sonuçlarının gizliliği nasıl sağlandığı hakkında da bilgi veren Dr. Erkal Özkan; “Anti-HIV test sonucunun pozitif olması durumunda test sonucu verilmeyip, ikinci kez  alınan kandan tekrar çalışılmaktadır. Bununda pozitif çıkması durumunda örnek kişi adı yazılmadan özel bir kodlama sistemiyle doğrulama testinin yapılması için  T.C. Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezine gönderilmektedir. Sonucun pozitif gelmesi durumunda kişi HIV pozitif kabul edilmekte ve test sonucu sadece kendisine bildirilmektedir.” İfadesini kullandı.
Son Güncelleme: 02.12.2013 13:20
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner413

banner412