banner385
Son hafta içerisinde iki patlama. Biri Denizli’de diğeri İstanbul’da. Her ikisi de kent merkezinde. Her ikisi de imalathane (gerçi biri depo görünümlü imalathaneymiş). Her ikisinde de suçlu kardeş. Sanayi tüpü ile doğalgaz.  

Televizyon kanalları ortak yayın yapıyor gibi, dikkat çekici nokta her iki olayın merkezine iki hamile kadının konması. Yaşadıkları acı tarifsiz olmalı. Kadınlardan birinin aldığı eğitimle dört metreden atlaması haberin ana temasını oluşturdu. Ancak unutulmamalı ki ateş sadece düştüğü yeri yakar, diğerleri izlediği ile kalır.

Patlama sonrası bazı açıklamalar yapılıyor. İnceleme yapıldı, işyerinde doğalgaz tesisatı yok. Dolayısıyla bizim bir sorumluluğumuz yok. Diğer işyerinde ise sızıntı tespit edilmiş, ilgili firmaya bildirilmiş ama sonuç ortada. Can kaybı ve onca yaralı. Ateş yine düştüğü yeri yaktı. Temenni hep aynı, Allah bir daha göstermesin.

Olay olduktan sonra suçlu aramak en kolayı. İşyeri sahiplerini cezalandırmak çözüm mü? Suçlu olanlar sadece işyeri sahipleri mi? Ya denetimi gerçekleştirmesi gerekenler? Denetim merciinin hiç mi suçu yok? Ruhsat verenlerde hiç mi suç yok?

İcracı belediye istiyorum.

Maddi hasar bir şekilde ödenir, tadilatlar sonrasında patlamanın izleri silinir gider. Birkaç haftayı bulmaz, unutulur gider. Ya hayatını kaybedenler, ya aileleri. Kolay unuturlar mı, yüreklerindeki izleri silmek mümkün mü? Bir da yaralı kurtulanlar var. Yaralı dedik de nasıl yaralanmış. Kalıcı hasar mı aldılar, hafif sıyrıklarla mı kurtuldular. Bundan sonra hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilecekler mi?

Bence tüm sorun yetersiz ve masa başında yapılan denetimde.

Nasıl ki gıdada üretimden sofraya gıda denetimi varsa, her sektörde bu olmalı ve uygulanmalıdır. Ruhsat veren birimler için bir yasal çerçeve içerisinde gezici birimlerini arttırmalı, denetimler sıklaştırılmalıdır. Her belediye sınırları içerisinde ruhsatları sınıflandırmalı, her işyerini en azından altı ayda bir denetlemelidir. Örneğin zabıta, fırınları sağlık yönü ile denetlemektedir. Peki diğer yönlerde bir kontrol söz konusu mudur? Havalandırma uygun mudur? Yangın ihbar sistemi, gaz alarm dedektörü vb var mıdır? Sanayi tüpü üretimi yapan firmalar denetlenmekte midir? Bu tür denetimler belediyede midir değilse hangi kurumdadır? Düşünüyorum da bazı kamu kurumları bu faciadan kendilerine bir ders çıkarıp, bir sorumluluk çıkarabilmişler midir?

Şimdi soruyorum; suçlu kim?

Patlayan sanayi tüpünde mi?

Sıkışan doğalgaz da mı?

Ekmeğinin peşindeki işyeri sahiplerinde mi?

Denetimi yeterince gerçekleştirmeyenlerde mi?

Yoksa…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
gaveci 2 yıl önce

o zaman kalk bi otur git dışarda yağmur yağıyo mu bi bak gel

banner243