Büyük Ortadoğu Projesi, İsrail Güvenlik ve işbirliği Anlaşması, mayınlı arazilerin İsrail’e verilmesi, Güneydoğu Anadolu’da toprak satışları, One Minute gibi konular yer yer ülke gündemimize girip unutulurken yıllar önce birkaç kez okuduğum bir kitabı sizlerle paylaşmak istedim.   
            …
            Kitap, Kamer Yayınları’ndan 1992 Nisanında piyasaya çıktı.  
            Şeyh Şamil’in torunu M. İnal Şaplı ERKAN’a ithaf olunmuş.  
            Victor Marsden Rusça’dan Fransızca’ya  çerviri yapıyor.
            Türkçeye çeviriyi yapan kişiyse, Sami Sabit KARAMAN.
            Kitabın aslı Rusça.
            Kitabın adı Siyon Liderlerinin Protokolleri.     
            …
            Fransa’da bir Mason Örgütü Lideri’nin evinden bir kadın tarafından bazı el yazmaları çalınıyor. Bu el yazmaları bir Rus Papazı olan Profesör Sergyei Nilus’a Fransızca bilmeyen bir arkadaşı tarafından veriliyor. Prof. Nilus da bu el yazmalarını 1902-1903 yıllarında Rus Gazetelerinde yayınlıyor. Ardından da 1905 yılında kitap haline getiriyor.  
            Kitapta 24 tane protokol var. Prof. Nilus 1 adet protokolün eksik(!) olduğunu ifade ediyor.
            1917 yılında 2. baskı için yayına hazırlattığı sırada “Bolşevik Devrimi” oluyor. Kendisi “Menşevik de Bolşevik de” olmayan(!) Nilus’un kitabı Yahudi Kerenski tarafından toplatılıyor, ardından da imha ettiriliyor. Kerenski bildiğiniz Şubat Devrimi’nin lideri. Ardından Prof. Nilus gizli polis teşkilatı tarafından tutuklattırılıp Sibirya’ya gönderiliyor. Akıbeti belli olmayacak şekilde haber alınamayan Nilus Sibirya’da ölüyor ya da öldürülüyor.
            Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar bu kitaba sahip olmanın cezası ölüm!
            Aynı durum komünizmle idare edilen ülkelerde de geçerli.
            Bu ülkelerin dışında Güney Afrika Birliği’nde bu kitabı okumanın ölüm cezası yok ama değişik ağır cezalar alıyorlar.
            1917’de Sovyetlerden kaçan bazı entelektüellerin İngiltere, Almanya ve ABD’ye götürdüğü kitabın aslı British Museum’da (3296.d.5)  muhafaza ediliyor.
            …
            Kitabın 1917’de Rusya’da ve komünizmle yönetilen ülkelerde okumanın yasaklanması ve sahip olmanın ölüm cezasına çarptırılması akla bir çok soruyu getiriyor.
            Bunlardan birincisi Rusya’daki Ekim Devrimini Ruslar mı yaptı? Kitabın 13. sayfası buna açıklık getiriyor. 1917’de Ekim Devrimi’ni yapan 52 kişinin tamamının Yahudi olduğunu, Aralık 1919’da da İhtilal Hükümeti 388 üyesinden sadece 16’sının Rus olduğunu ve 1935 Enternasyonal Yürütme Merkezi’nin 59 üyesinden 57’sinin Yahudi olduğu belirtiyor.
            Kitaba göre Rusya’da durum böyle ama diğer komünist ülkelerdeki durum ne sorusunun yanıtı gene aynı sayfada karşılık veriyor. İngiltere’de Karl Marks, Macaristan’da Bela Kun ve Mathias Rakosi Almanya’da Rosa Luxemburg, ABD’de Emma Goldman, Polonya’da Jacob Bergman, Romanya’da Anna Pauker ve Yugoslavya’da Moishe Pyjede’nin Yahudi oldukları ve o ülkelerdeki ihtilalleri ya da hazırlayıcıları olarak bahsediliyor.
                        Kitap 1920 yılında önce İngiltere’de, sonra ABD’de basılıyor ve müthiş bir rağbet görüyor. Ardından Almanya ve Fransa’da sürekli basımı yapılan kitapların içersinde. 1925’de Şam’da yayınlandıktan sonra dünyanın hemen hemen tüm dillerine çevriliyor.
            1943 yılında ise Sami Sabit Karaman Fransızca’dan Türkçe’ye tercümesini yapıyor. “Siyon Liderlerinin Protokolleri” dünyada önemli miktarda satılıp gündeme gelmeye başlayınca bu protokollerin “Yahudiler tarafından yazılmadığı” ve “Yahudi Düşmanı” bazı kesimler tarafından kaleme aldığını iddia ediyorlar.
            Günümüzde bir çok uluslar arası anlaşmanın yapıldığı, önemli miktarda paranın bankalarında gizli olarak saklandığı ayrıca Avrupa Mahkemeleri’nin bulunduğu İsviçre’deki Yahudi Federasyonu Cemiyetleri ve Bern Yahudi Cemiyeti, İsviçre Milli Cephesi’ne karşı dava açarak “Siyon Liderleri Protokolleri”nin sahte olduğu ve yayının yasaklanmasını talep ediyorlar.
            İki yıl süren davada kitaptaki protokollerin sahte olduğu yönünde bir karar çıkıyor.  Ne var ki karar tarihinden evvel (14 Mayıs 1935) bazı İsviçre gazetelerinde mahkeme kararının aynısı yayınlanıyor. İsviçre kamuoyu da olayla yakından ilgilenince konu İsviçre Federal Mahkemesi’ne (İsviçre Yargıtayı)  taşınıyor. Federal Mahkeme ise yerel mahkemenin kararını bozmuş kitabın sahte olmadığı, yayınının serbestçe yapılabileceğini, ayrıca yerel mahkemenin 40 şahitten sadece 1 tanesini dinlediği hükmünde karar veriyor.
            “Siyon Liderlerinin Protokolleri” halen dünyada en çok okunan kitaplar arasında.
            Okunduğunda ya da bulundurulduğunda “Ölüm Cezası” verilen başka bir kitap var mı?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.