Uşak'ın için tarihi fırsat!

UŞAK'ın Karahallı İlçesi'nin Belediye Başkanı CHP'li Nihat Süzek, Karayakuplu Köyü'nde Hristiyanlığın kayıp mezheplerinden Montanizm'e ait kilise ve M.S. 2'nci yüzyıla ait Tymion Antik Kenti'nin gün yüzüne çıkarılması çağrısında bulundu.

Uşak'ın için tarihi fırsat!

UŞAK'ın Karahallı İlçesi'nin Belediye Başkanı CHP'li Nihat Süzek, Karayakuplu Köyü'nde Hristiyanlığın kayıp mezheplerinden Montanizm'e ait kilise ve M.S. 2'nci yüzyıla ait Tymion Antik Kenti'nin gün yüzüne çıkarılması çağrısında bulundu.

03 Ocak 2013 Perşembe 00:28
Uşak'ın için tarihi fırsat!
 Bölgede 2 bin 500 yıllık tarihi Clandras Köprüsü'nün de bulunduğunu belirten Nihat Süzek, kilise ve antik kentin gün yüzüne çıkarılmasıyla, ilçeye büyük bir turist akınının başlayacağını söyledi.
Hristiyanlığın kayıp mezhebi Montanizm'in, Alman Prof. Dr. Peter Lampe ve ABD'li Prof. Dr. William Tabbernee tarafından, yaklaşık 10 yıl önce Karayakuplu Köyü'nde yüzey çalışması yaparken, Pepuza Antik Kenti'nin saptanmasıyla ortaya çıktığını belirtti. Daha sonra Prof. Dr. Lampe ve Prof. Dr. Tabbernee'ye kazı yapmaları için izin verilmediğini anlatan Nihat Süzek, "Pepuza, Hristiyanlar tarafından bilinmeyen bir kent. Adı bu bilim adamlarının çalışmalarından sonra duyuldu. Burada kazı çalışmalarının başlaması bile bölgede ekonomik olarak bir canlanma sağlayacak. İnanç turizmi için bölgeye birçok Hristiyan gelecek ve para bırakacak. Tarihin gün yüzüne çıkarılması halinde, Uşak ikinci bir Efes olur" dedi. Bölgede 2 bin 500 yıllık tarihi Clandras Köprüsü'nün de bulunduğunu hatırlatan Süzek, kilise ve antik kentin gün yüzüne çıkarılmasıyla, ilçeye turist akınının başlayabileceğini söyledi.

MONTANİZM
Montanizm İ.S. 165 yılında Frigya'da ortaya çıkan ve ilk dönem Hristiyanları tarafından kurulan bir mezhep olarak biliniyor. Kadınlara özel bir önem veren mezhep, kadınların rahip kurulunda yer almasını kabul eden tek Hristiyan mezhebi. Kuruluşundan sonra hızla yayılan, Roma ve Konstantinapol'e kadar uzanan mezhebin Frigya uygarlığındaki ana tanrıça Kybele kültüründen etkilendiği, kadınlara toplumda ve kilise yönetiminde erkeklerle eşit rol verdiği belirtiliyor. Montanus'un Hristiyan olmadan önce Frigya bölgesinde Anadolu ana tanrıçası Kibele kültünün rahibi olduğuna inanılmaktadır. Bu nedenle mezhep kadın liderlerin aktif çalışma alanına girmiştir.

Hareketin Montanus'dan sonra en önemli iki ismi Priscilla/Prisca ve Maximilla isimli zengin ve dul iki kadındır. Rivayetlere göre, bu iki kadın Montanus'la tanıştıktan sonra eşlerinden boşanmış, peygamber olarak adlandırılmış ve harekete oldukça önemli katkılarda bulunmuş. Montanus kendini peygamber ilan etmiş, Pepuza'yı merkez olarak seçmiş. Anadolu'da doğmuş olmasına rağmen İtalya ve Kuzey Afrika'ya kadar yayılmış. Pepuza zaman içinde bölgenin dışında yaşayanlar için bir hac merkezi haline dönüşmüş.
Son Güncelleme: 04.03.2016 12:58
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hilal nev 2013-01-03 00:54:40

keşke öyle bişi olsa. turist akınına uğrayacağına eminim. canlandırın artık uşağı çok geri kaldık çook

Avatar
Zirveci 2013-01-03 16:20:25

uşakta daha ne yerler var. son günlerde haberimizin olmadığı, bilmediğimiz yerlere giden uşak zirve dağcılık ekibine sonsuz teşekkürler. böyle kulüplere valilik destek verirse daha neler ortaya çıkarırılar. uşak'ımızda dünyaya tanıtırlar.

Avatar
halilhas 2013-01-03 20:28:06

kanyonların tanıtımında ferdi bölgesel tanıtımlarla hareket etmekle bir yere varamadığımızı ulubey belediyesinin seyir terasıyla kısıtlaması gibi bizde papuza ve cılandrazla sınırlarsak yine bir yere varamayız.

Avatar
Celal YILMAZ 2013-04-01 11:56:19

ben bizzat orada yeri olan karayakuplu köyü'nden bir vatandaşım. yaz çalışmalarında orada yanlarında çok bulundum. sorduğum sorulara da doğru dürüst cevap alamadım. hiç te dediğiniz gibi değil tamamen farklı düşüncelerle oraya gelmişler. tabii gelmeleri için bir sebep lazım o da işte pepuza vs isimlerle buralara sahiplenmek için yaptiklari bir çalişmadir.30 kişi civarlarında bir grup bölünerek 5-6 parça küçük gruplar oluşturdular. inanın başlarına da müzeden 1 görevli verilmiş. bu görevli hangi grubu kontrol edecek yalnızca 1 grubun başında gidiyor. öbür grupların ne yaptıkları nı siz düşünün artık.bize sordukları şeyler daha ziyade değişik şeylerdi.hala daha burada kalan sandalye masa kablo gibi vs şeyleri aramadılar dahi onların manastır dediği yerle kazı yaptıkları yerler çok farklı.yeraltı harita grafikleri çektiler bizlerehiç göstermediler. niçin bizlere bilgi vermiyorsunuz butopraklar benim vatanım diye sıkıştırdığımızda yalnızca valiye gösteririz dediler.neyisaklıyorlar.profesör