Sosyal değerler toplumu bütünleştirdiği gibi dayanışma, birlik, beraberlik kültürünü de geliştirir. Sosyal değerler milleti yaşatır, millet yaşadıkça da devlet yaşar. Adamsendeci, yönettiği kitleyi tanımayan, sosyal değerleri önemsemeyen anlayış toplumda intihardan, cinayete, tehlikeli madde bağımlılığından fuhuşa kadar birçok sorunu da açığa çıkarır. Sağlıklı toplum inşasında toplumda her itici gücün yani aydınların, siyasilerin ve devletin sorunlara çözüm üretmesi gerekiyor.

Aydınlar; sosyal sorumluluk bilinciyle sorunlara duyarlılık göstermeleri gerekirken, siyasiler sosyal siyasetle, bugün bütün sosyal sınıfların sorunlarına çözüm ararlar. Sosyal devlet de; toplum yararının birey yararından üstün tutarak, bireylerin ekonomik ve kültürel olarak yaşama katılmasını sağlayarak sosyal adalet ve refahı amaçlar. Toplumu yönlendiren bu güçlerin toplumu ilgilendiren sorunlara sahip çıkarak çözüm geliştirmeyi amaçlar. Özellikle sosyal siyaset ve devlet; bireye, aile, grup ve topluluklara ilişkin etnik ve kültürel vb. farklılıkları tanıyıp, sahip çıkarak negatif ayırımcılığa karşı mücadele etmekle de sorumludur.

20 Haziran’da TÜİK ülkemizin gittikçe önemsemesi gereken sosyal yarasını açığa çıkaran bir verisini açıkladı; Ülkemizde yüzde 72’sini erkeklerin, yüzde 28’ini kadınların oluşturduğu her yüz bin kişiden dördünün intihar ettiğiyle ilgiliydi.

Türkiye ortalamasının iki katından daha fazla, 8,5 oranıyla Uşak intiharın en yüksek olduğu il olurken, bunu Kastamonu, Iğdır ve Aydın izlemiş. Bartın 1,6 oranıyla en düşük ilken, onu Batman, Van ve Gümüşhane takip etmiş. İntihar olaylarının bu denli artışı ilk önce bireyselleşme, aile içi sorunlar, ergen psikolojisi, ekonomik sıkıntıların neden olduğunu düşündürebilir. Ancak toplum bireyleri başa çıkmadıkları problemlerini çözemediği ve yardım alabileceği, kurum veya kişilere ulaşamadığı için kaçış yolu olarak intiharı tercih ettiklerini de önemsemek gerekiyor.

İntiharın en hızlı olduğu Uşak’ta; son dört yılda intiharlar her yıl ortalama yüzde 30 artmış. 15 yaş ve üzeri neredeyse her yaş aralığında, her eğitim düzeyinde intihar gerçekleşmiş. Ancak 15-19, 30-34 ve 50-54 yaş gruplarında yoğunlaşırken, hem evliler, hem de bekarlarda görülmüş. Genellikle intihar nedeni olarak; aile geçimsizliği, geçim zorluğu vb. göze çarparken, yarısından çoğunun intihar nedeni belirlenememiş.

Bir yerleşim birimi için hem fırsat, hem de tehdit oluşturan 15-64 yaş grubu nüfus biliminde en çok tüketen ve üreten kitle olarak bilinir. Uşak’ın bu yaş grubu Türkiye ortalamasının üzerinde yapısıyla nüfusun yüzde 68’ini oluşturuyor. Öyle ki bu kitlenin fiziki altyapı talebi kadar, sosyal, kültürel, çevre ihtiyaçlarının da doyurulması gerekiyor. Aksi halde bu kitle bombadan farksız bir hal alıyor. İntiharların farklı yaş gruplarında ve eğitim düzeyinde olması ilin sosyal politikasını hızla inşasını gerektiriyor. Uşak örneğinde olduğu gibi kırsaldan kente göç nedeniyle baskın kültürün, aidiyetin oluşturulamaması gibi sıkıntılar ortak çıkar temelli toplum yapısının önünde engel oluşturuyor. İçinde bulunduğu toplumun sosyal ihtiyaçlarına göre hizmetlerini şekillendiremeyen yönettiği toplumu tanımayan, nüfus yapısını dikkate almayan seçilmişlerin ve yerel kamu yönetiminin yaklaşımı refah toplumu için tehdit.

Aslında belediyeler 5215 sayılı yasayla, fiziki ve teknik altyapı hizmetleri yanında sosyal nitelikli hizmetleri de sağlamakla öncelikli sorumludurlar. Yani anne karnından ölüm ve sonrasına kadar tüm vatandaşların ihtiyaçlarını dikkate almayı önemser. Belediyeciliği taş döşemek olarak gören, yönettiği ilçede bir tane dahi çocuk parkı bile yapamayan zihniyet, sosyal vakalara karşı çözüm geliştiremez. Örneğin kahve köşelerinde vakit geçiren sosyal etkinliksiz emekli kitleye ve çocuklarıyla iletişimi artırmak için ev kadınlarının bilgisayar okuryazarlığı artırılması düşünülmelidir. Gençlerin bilim, sanat, felsefe, edebiyat, din ve ahlak vb. çalıştaylar düşünülmelidir.

Ticaret ve sanayi, esnaf, ziraat ve meslek odalarının üyelerini birbirinin aynısı işkollarının anlayışını değiştirecek, üyelerinin ihtiyaçlarını yorumlayıp, çözüm geliştirecek anlayışın gelişmemesi tehdittir. Örneğin genç işsizliğin, kalifiye işgücü talebinin olduğu ilde, işgücü talep analizi dahi yapılmamıştır. Üyelerin ihtiyaçlarını önemsemeyen, sadece seçimlerle ve harçlarla bağ kurulan, belirli bir zümrenin keyfiyetinde odalar ilin refahı için tehdit oluşturuyor.

İlin ticaretinde, kültüründe, sanayisinde yer alan aydınların duyarsızlığı, benbilirimci, katılımdan uzak yapısı tehdittir. İlde bulunan üniversitenin yerel problemlerini bilimsel sorgulayıp, çözüm önerememesi ürkütücü. Örneğin, Banaz’da 98 sivil örgütün 58’inin cami yaptırma derneği olduğu, ilçe nüfusunun yüzde altısının örgütlü olduğu gerçeği zayıf örgüt kültürüyle ortak çıkar bilincini geliştirmek için tehdittir.

Birçok yerel kamu yöneticisi sosyal politikaların önemini, sosyal barışa ve kalkınmaya sağladığı katkının farkında olmadan, bu hizmetleri çoğu zaman angarya olarak görmektedir. Keyfi ve sorumsuz davranışların arkasında çoğu zaman sosyal bilinç eksikliği yatmaktadır. Yine Banaz’da ’05 yılında sponsorlar destekli, akraba evliliklerine dikkat çekmek için özürlü vatandaşlarımıza sağladığımız tekerlekli sandalye dağıtımı için, ihtiyaç sahiplerinin veri tabanının ilçe kaymakamlığında bulunmadığını saptadık. Bu listeyi bir sivil örgütle birlikte köy okul müdürleri ve imamlar üzerinden temin ederek ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı. Geçen 8 yılda akraba evliliği konusunda hiçbir kampanya düzenlenmemesi ve hala bu kitlenin veri tabanının olmaması sosyal devlet adına düşündürücü.  

Sosyal politikaların yerelde geliştirilmesi için önerilerim;

Kamu yönetiminin ve seçilmişlerin sosyal politika alanına giren konularda görev tanımları netleştirilmeli, yetki belirsizliği giderilmelidir. Nerdeyse her ilde bulunan üniversitelerin yerelde sosyal politikayı geliştirebilmek için toplumun problemlerini çözüme dönük araştırmaları teşvik edilmelidir. İllerde toplumsal verilerin, nüfus analizinin çok iyi okunması gerekiyor. İlin sosyal yapısını analiz eden, problemlerini sorgulayıp çözüm üretebilecek “il sosyal konseyi” kurulmalıdır. Seçilmişlerinin sosyal politika çalışmalarının parti genel merkezlerince denetimi sağlanmalıdır.

Yerelde birçok sosyal veri detayıyla incelenerek sorgulanıp, çözüm üretilmesi gerekiyor. Protokol esaslı bürokrasi, belediyeciliği sadece taş döşemek olarak gören, üniversiteyi yerelin sorunlarını araştırıp, proje geliştirmek yerine öğrencileri kelle gören, çözümün parçası olmayan aydın zihniyeti intihar gibi sosyal yaraları çözemeyecektir. Önlem alınmadığı sürece daha çok intihar, cinayet vb. haberleri duymaya devam edeceğiz. Hem de artarak, maalesef içimizi acıtarak!..



DÜNYA GAZETESİ
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
rasim 2 yıl önce

teşekkürler sayın dilsiz, kaleme aldığın bu güzel yazı ile bir can kurtulursa, bu yazıyı okuyup harekete geçen bürokrat ve politikacılar bir canı kurtarmak için plan yaparsa, bir intihar haberi eksik olur memlekette

Avatar
Deniz Hazıroğlu 2 yıl önce

İntihar haberi kadar bu yazıda reyting alısa belki faydası olur

Avatar
has usaklı. 2 yıl önce

bu ilin vekilleri var, il genel meclisinin müstesna şahsiyetleri.. ama nafile..çözüm yok..iş yok.. yani ne bir araştırma önergesi, ne de sosyal projleler..varsa yoksa git gel ankara 5 saat.. toplum sorunlarına çözüm üretmeyen.. zihniyet, neyi çözebilirki intihar vakalarına da çözüm önersin.

Avatar
adio Karadayı 2 yıl önce

Yazar net saptamış problemi! Toplumun her kesiminin sorumluluğu var

Avatar
mustafa Akgün 2 yıl önce

Suriyelilere ç az lışma kolaylğı sağlandı yasayla işimiz daha zor bundan böyle ak ziyniyeti doueyim

Avatar
alper 2 yıl önce

yazınız hiç bilimsel degil ve oldukca yanlış bilgiler içeriyor.tuik verilerine baktıgımızda intihar hızı turkıye de 65, sırada usak.kaynak 2013 verileri

Avatar
erhan karslı 2 yıl önce

teşekkürler sayın dilsiz, kaleme aldığın bu güzel yazı ile bir can kurtulursa, bu yazıyı okuyup harekete geçen bürokrat ve politikacılar bir canı kurtarmak için plan yaparsa, bir intihar haberi eksik olur

Avatar
yalnız adam 2 yıl önce

i̇çinde bulunduğu toplumun sosyal ihtiyaçlarına göre hizmetlerini şekillendiremeyen yönettiği toplumu tanımayan, nüfus yapısını dikkate almayan seçilmişlerin ve yerel kamu yönetiminin yaklaşımı refah toplumu için tehdit.-özet budur...

banner243