Türkiye'nin Organ Bağışı Durumu Uşak'ta Masaya Yatırıldı

Uşak Üniversitesi Sosyoloji Topluluğu tarafından düzenlenen 'Toplumsal Bağlamda Organ Bağışının Önemi' konulu konferansta önemli bilgiler aktarıldı.

Türkiye'nin Organ Bağışı Durumu Uşak'ta Masaya Yatırıldı

Uşak Üniversitesi Sosyoloji Topluluğu tarafından düzenlenen 'Toplumsal Bağlamda Organ Bağışının Önemi' konulu konferansta önemli bilgiler aktarıldı.

14 Mayıs 2014 Çarşamba 16:18
Türkiye'nin Organ Bağışı Durumu Uşak'ta Masaya Yatırıldı
 Uşak Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu'nda gerçekleşen konferansa Uşak Organ Nakil Koordinatörü Dr. Zafer Aydın, Uşak İl Vaizi Zekeriya Karaca, öğretim üyeleri ve kalabalık öğrenci grubu katıldı. Konuşmacılardan Uşak Organ Nakil Koordinatörü Dr. Zafer Aydın, Dünyada organ nakil oranlarının kıyasladığında Türkiye'nin organ naklinde başarılı bir ülke olduğunu vurgularken, ülkemizde canlıdan canlıya organ naklinin yüzde 70'lerde iken, bu rakamın İngiltere gibi gelişmiş bir ülkede yüzde 20 civarını olduğunu söyledi. Aydın, Ülkemizde 25 bin diyaliz hastasının böbrek nakli beklediğini bunun yanınsa yanı sıra 2 bin karaciğer ve 700 kalp nakli bekleyen hastanın da olduğu söyleyerek şöyle devam etti; “Maalesef her yıl bu hastalarımızdan 5-6 bin civarı nakil beklerken hayatlarını kaybetmekte. Ülkemiz canlıdan canlıya yapılan organ nakli ve bağışında iyi bir sevide iken, tıbben ve yasal olarak hayatını kaybeden ve beyin ölümü gerçekleşen yakınlarımızın organlarını bağışlarken maalesef o kadar duyarlı değil.” İfadelerini kullandı.
ORGAN NAKLİNDE TORPİL DÖNÜYOR MU? TÜRKİYE’DE ORGAN MAFYASI VAR MI?
Uşak Organ Nakil Koordinatörü Dr. Zafer Aydın konferansın soru cevap bölümünde öğrencilerden gelen ilginç soruları cevaplarken, kafalarda soru işareti oluşturan önemli gerçekleri de aydınlatmış oldu. Organ bağışları konusunda medyaya da çok büyük görevler düştüğünü öne çıkaran Aydın; “bazen düşünülmeden yapılan ve kötü örnek olacak haberlerin toplumun üzerinde negatif düşünceler oluşturacağı hesap edilmiyor. Bununla beraber organ nakil sırasında torpil dönüp dönmediği hep merak konusudur. Ülkemizde kurulmuş olan bir sistem var. Belki de dünyada örnek gösterilecek sistemlerden bir tanesidir. Bizim bu konuda Ulusal Koordinasyon Merkezimizin belirlediği hastalarımızın bir puanlama ve aciliyet sıralaması mevcut. Bir doku yani organ bağışı elde edildiğinde bizler bağlı olduğumuz bölgemize bilgi veriyoruz, onlarda organ nakli yapılan hastanelere ulaşıp önceden belirlenen acileyet ve puan durumuna göre üst sırada olan nakil bekleyen hastaya ulaşıp nakil yapılması sağlanıyor. Burada adaleti sağlamak adına ben dahil düşünün elde edilen dokunun veya organın kime gideceğini bilgisine sahip olmuyorum.” Diyerek bir diğer önemli konuya geçerek şöyle devam etti; “Yine medya üzerinde genellikle bilgilerine ulaştığımız organ mafyası konusuna gelecek olursak. Şunu gönül rahatlığı ile belirteyim Türkiye’de organ mafyası diye bir olay söz konusu değil. Her şeyden önce ülkemizde sınırlı sayıda bulunan özel ameliyathane ortamı ve şartları olması lazım. Beyin ölümünün gerçekleşmiş olması lazım. Ayrıca gerek adli gerekse bakanlık nezdinde yakınımın organı alınmış yada organları alınarak öldürülmüş şeklinde şikayet bulunmamaktadır. Burada üzücü olan kitlelere hitap eden medya kuruluşlarının yanlış bilgilendirilmelerden dolayı kamuya aksettirdiği haberler ön planda kalmıştır” dedi.
DİNEN ORGAN BAĞIŞINA BAKIŞ NASIL?
Konferansa katılan diğer bir konuk olan Uşak İl Vaizi Zekeriya Karaca, organ bağışında bulunmak istemeyen insanların düşüncesinde organlarını bağışladığında Allah'ın karşısına eksik organla mı çıkacağım karmaşası ön planda olduğunu belirtti. Karaca sözlerine şöyle devam etti; “Dinen 'Haşir' dediğimiz kıyamet gününde insanların ağız ve dilleri susacak azaları konuşacak. Yaptıkları her şeyi anlatacak inancımız var. Yeniden diriliş bir gerçek ve insanlar organ bağışı yapsın veya yapmasın, kazara bir organını kaybetse dahi cismen, ruhen ve bedenen eksiksiz olarak yeniden dirilecek. Bu tür hurafe diyebileceğimiz Allah'ın karşısına eksik organla mı çıkacağım gibi düşünlerin oluşmaması lazım” dedi.
Karaca, bir kişinin dinen ölü olabilmesi için tıbben öldü denilmesinin yeterli olduğunu belirtirken; “Bu dünyada yaşıyoruz ama bir şekilde öleceğiz. Zor durumda olan bir insana yardım etmekten, onu hayata bağlamaktan daha güzel bir şey olabilir mi? Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organ bağışı konusunda fetvası var. Diğer İslam ülkelerinde de aynı şekilde fetvalar var. Zaruret olması halinde organ nakli ile iyileşecek hastalara organ nakli yapılabileceği konusunda dinen hiçbir sıkıntı yok. Organ bağışı caizdir, teşvik edilmesi gerekiyor. Ayrıca para karşılığında yapılmamalıdır” dedi.
Son Güncelleme: 14.05.2014 16:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.