banner385
Bir geceyarısı çatısız kaldınız mı siz hiç?...

O, ''beyim'' dediğiniz, belki de sevdiğiniz, güvendiğiniz, çocuklarınızın babası, evinizin direği, sizi önce döverek hastanelik edip, sonra da kolunuzdan tutup attı mı dışarı?

Adı önemli değil...

O, bunu defalarca yaşadı!

Resmi anlamda kocası bile olmayan bir adam (!) tarafından hergün fiziksel, psikolojik ve cinsel işkenceye maruz kaldı.

Her gece ama özellikle gece, kapının önüne kondu, gücü kadına yeten bir zavallı tarafından!

Çaresizdi...

Yalvararak döndü her defasında işkencehaneye!

Ama bir gece...

Çocukları da aynı şiddete maruz kaldığında...

Dayanamadı!

Önce karakola sığındı.

Dinlemedi, evine dönmesini telkin eden polisleri...

Duyarlı bir başka polis tarafından hastaneye götürüldü.

Tedavi gördü...

Rapor aldı.

Başka bir suçtan da aranan kocası hapise girdi.

Yine de korktu o eve geri dönmekten.

Onun geri geleceğini ve bu kez çok daha öfkeli ve acımasız olacağını biliyordu çünkü.

Yardımlarla __ erkeklerin belki de en büyük ayıplarından biri olan__ kadın sığınma evlerinden birine yerleştirildi.

Güvende olduğunu düşünüyordu...

Öyleydi de.

Sığınma evi gizlilik koşullarını yerine getiriyordu.

Kimse bilmiyordu nerede olduğunu.

Ta ki, o gizlilik ihlal edilene kadar!

Üstelik kim ihlal etti o gizliliği biliyor musunuz?

Sosyal Hizmetler'e bağlı Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü!

Yani, görevi, kadını korumak olan Kurum!

'Kocası'nın, onu ve çocuklarını görmek istediğini belirten mektubu ona ileten Kurum'un yönetmeliğinin ilgili maddesi aynen şöyle;

''Yaşamış olduğu aile içi şiddet olayı nedeniyle kadın konukevlerine sığınmış olduğunu düşündüğü yakınlarını aramak isteyen kişiler, Genel Müdürlüğümüz'e bir dilekçe ile başvurmakta, yapılan inceleme sonucunda eğer Genel Müdürlüğümüz'e bağlı bir kadın konukevinde kalmamakta ise dilekçe sahibine bir yazı ile bilgi verilmektedir. Eğer bir konukevinde kalmakta olduğu belirlenirse, talep kadına iletilerek görüşmek isteyip istemediği sorulmakta, görüşmek istemesi halinde, İl Müdürlüğü'nün uygun göreceği gizlilik ilkesini ihlal etmeden, güvenli koşullarda görüştürülmesi sağlanmakta, görüşmek istememesi halinde ise talep sahibine yazı ile bilgi verilmektedir.''

Şiddetten kaçan kadına, şiddeti uygulayandan mektup taşımak mıdır bu Kurum'un görevi?

Zaten bulunacağı korkusuyla yaşayan kadının, sığınma evlerinden birinde kaldığını söylemek, gizlilik kuralını ihlal etmek değil midir?

Kaç sığınma evi var ki zaten bu ülkede?

Toplasan 70'i geçmez!

Üstelik kaldığı şehir belli...

O şehirdeki sığınma evlerinin sayısı belli...

Bulmak, işten bile değil yani!

Üzerine düşen asıl görevi yapmayan bir Kurum'un bu yaptığına ne demeli bilmiyorum...

Aslında biliyorum da...

Kimseye hakaret etmek istemiyorum şimdi!

Sahi, Kadın ve Aileden Sorumlu Bakan, Tayyip Bey'in, kürtaj ve sezeryanla ilgili açıklamalarını son derece 'bilimsel' bulan Fatma Şahin'di di mi?...


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner243