30 Mart’ta geldi geçti.

Nurullah Beyi ve AK Partiyi tebrik ediyorum, hayırlı uğurlu olsun.

Her şeyden önce Uşaklı tüm seçmen ve partililere teşekkür etmek lazım.

Silah çekilmeden, kan dökülmeden sağ salim bir seçim süreci geçirdik.

Bu seçimle birlikte Uşak halkı ve özellikle muhalif CHP’nin içinde bulunan muhalifler bazı meraklarını da gidermiş oldu!

Her ne olursa olsun AKP’li, MHP’li ve CHP’li okurlar bu yazılara alınıp gücenmesin!

Aynı şekilde birbirlerine düşman olup hırs da yapmasınlar. Birbirimizin yüzüne bakıyoruz şirin kentimizde.

Bir çok gazeteci arkadaşım gibi bu değerlendirmeleri yapmak durumundayız.

Labirentin içinde olan partilere tepeden bakarak durumlarını analiz edebiliyoruz.

Nasıl ki bir cerrah, bir TIR şoförü, bir avukat işinde uzman ise bizlerde gazeteciyiz, haberciyiz.

Birçok hemşerimizden daha fazla bilgi ve konuya hakimiz!

Üçüncü olan CHP’den başlayarak, zafere ulaşan AKP’ye kadar seçim çalışmalarına bakalım.

CHP Uşak 2009’da ilçelerde Sivaslı hariç tulum çıkardıktan sonra, referandumda %51 potansiyeli gördükten sonra ve 2011 seçimlerinde merkezde 37 bin oy aldıktan sonra, ve 17 Aralık sürecinde cemaat ve AK Parti savaşlarının kendilerine yarayacağı düşüncesi ile 30 Mart yerel seçimlerine çok iştahlı hazırlandı.

Aday adayları vitrine çıktı.

Akabinde malum yaşanan gelişmelerle CHP Uşak’ta işin suyu çıktı.

Eylem, otobüs, kendi genel merkezlerini basmalar, imza toplamalar… vs.

Nihayetinde başta atamaya karşı olan parti içindeki muhalif beyin takımı, atama ile değerli üstat Bülent Yazgan’ı aday yaparak istemeden de olsa istediklerine ulaşmış oldular.

Peki CHP Uşak seçim sürecinde neyi doğru, neyi yanlış yaptı?

Benim gözlemim, tek doğruları partilerine sahip çıktılar! Umutlandılar, heveslendiler, kısa sürede çok ziyaret yapmaya çalıştılar ve inandılar.

Yanlışları, çözümleri ile birlikte anlatmaya çalışayım.

İl ve ilçe teşkilatının aday belirleme sürecinde otorite olamaması tüm havayı bozdu!

Genel merkezin farklı adaylarla seçime girerek oy sayısı artırma politikasına ters düştüler!

Ali Erdoğan sürecinde, başta Dilek hanım ve eşi Fuat bey olmak üzere peşinden sürüklediği kitle ile takındıkları ve kabul edilemez eylem şekilleri partiyi ve kendilerini komik duruma düşürdüğü gibi, anlamsız bir zafer kazandıklarının farkına varamadılar!

Sahaya en son giren Bülent Yazgan kısa zamanı olması rağmen medya ile kendine şans aramayı tercih etmedi! Kendini tanımayan kitlere kendisini tanıtamadı!

Bülent beyin çalışma ekibinde mutlaka iyi niyetli çalışma arkadaşları olduğu gibi, kendini kaf dağının tepesinde gören, mütevazı olmayan, bencil kişilerin tepki doğuracağını göremediler!

Gerek miting, gerekse propagandalarında, yerel seçimde olduklarını unutarak Uşak için olan plan projeden ziyade, tape, tupe, yollu ve yolsuzlarla vakit harcayıp asıl işlerine konsantre olmadılar!

Sonuç olarak kendileri dahil, kendilerine oy veren 26 bin seçmenini 20 senedir olduğu gibi hayal kırıklığına uğratarak 3. Parti oldular!

Evet eleştirmek işin kolay yanı, gelelim çözümlerine!

CHP’li dostların bu bölümü dikkatle okumasını rica ediyorum.

Sondan başlarsak, kardeşim sen zaten CHP’lisin, diğeri MHP’li vs.

Bu tapeler olsa da olmasa da sen zaten partine oy vereceksin! Kendi kendine seçim çalışması yapacağına herkesle dost olup arkadaş olacağına Uşak’taki farklı düşünceleri partine davet edeceğine adamların gözüne baka baka “hırsız, soysuz” gibi ağır, CHP’ye yakışmayan ithamlarda bulundun!

Sızdırılan bu kayıtlara, çalındığı öne sürülen paralara, kutulara vs. ilgisiz kal demiyorum ki!

Ama sen face’inden tut birebir ziyaretlerinde bunlardan dem vurdun. Konunun muhatabı bakan, başbakan sen kalktın buradaki sana oy vermesini sağlayacağın insanları hırsız yaptın!

Diğer konu çalışma ekibi; illaki ilk etapta gönüllük esası ile çalışacak kişilerle sahaya ineceksin. Fakat egosu yüksek, kendini samanlıkta sanan, mütevazılığını kaybetmiş, halkla iletişim kuramayan, ilk defa varoş mahallere gitmiş, samimiyetsiz arkadaşla sahada çalışmak, yapılan birçok ev ziyaretlerini anlamsız kıldı. İktidar olmasını istemediğin rakibin, seçimlere iki sene önceden seminerler yaptı, konferanslar düzenledi, kişisel gelişim eğitimleri aldılar bu işi profesyonel yaptılar. Kısaca eğitim şart!

Bülent bey ve CHP Uşak teşkilatının belki de en büyük handikabı medyayı iyi kullanamamak oldu. Şu ana kadar yazdıklarımı dişlerini sıkarak okuyan dostlar etiketi yapıştırmıştır eminim! “ hee para alamadın ondan böyle yazıyon” buna cevabım ise samimi bir şekilde evettir! Kendimden örnek verirsem genele siz yayarsınız bu konuyu. Mesleğimiz her ne kadar soyut görünse de bir tarafı ticarettir. Sizlere genel olarak haber ulaştırmamızın bir maliyeti var elbette. Bununda finansörü reklamdır. Seçim ve propagandalar ise belirli dönemlerde yapılan özel bir süreçtir. Bir aday veya partinin oya ihtiyacı varsa, kendisini, düşüncelerini, projelerini kitlelere hızlı ve kapsamlı bir şekilde anlatmak, tanıtmak istiyorsa çeşitli medya argümanlarını mutlak kullanmalıdır. Bunun içinde adaylığa kollarını sıvarken bütçe oluşturmalıdır. Düşününki Uşak’ta 50 bine yakın konut ve 137 bin seçmen var. Lokma dağıtarak kapı kapı gezerek günde ulaşacağın kişi sayısı 100’ü geçmez. Bununla beraber Uşak’ta bir günde 80 bine yakın tv, radyo, gazete, internet sitesinden haber tüketen kişiler var. Bilmiyorum sizce de bu anlamlı mı?
Ali Erdoğan konusunu fazla kurcalamak istemiyorum. Kısaca Ali Erdoğan seçim kazanmak için CHP’de bir fırsattı. Fakat 20 senedir potansiyel olduğu halde belediye kazanılamıyorsa ve yanlış karar veren aktörler hep aynı ise, bu kişiler yönetimden teşekkür edilerek uzaklaştırılmalıdır.

İthal aday konusunda CHP genel merkezini karıştıran 4 ciddi isim vardı, Ankara, İstanbul, Hatay büyük şehir belediyeleri ve Uşak aday adayları. Sonuçlara bakalım hemen Hatay BŞB.’ni Ak Partiden ithal edilen Lütfi Savaş kazanmış. Ankara’da MHP’den ithal edilen Mansur Yavaş başa baş geçirmiş. İstanbul’da ithal olmasa da partiden kovulmuş eski CHP’li Sarıgül affedilerek seçime sokulmuş. Kaybetse de, Kılıçdaoğlu’nun aday olduğu dönemden daha başarılı olmuş ve umut vaat etmiştir. Uşak’ta ise Dilek ve Fuat Yılmaz çifti, etkisi altına aldığı ekibiyle üstün gayret göstererek buna engel olup İstanbul, Ankara ve Hatay’daki ideolojisini yitirmiş CHP’li yoldaşlara inat partinin ideolojini korumayı başarmışlardır. Fakat seçimde 3. Parti konumunda kalıp, ağır bir yenilgi alarak kent yönetiminde söz sahibi olamamışlardır! Hatırlatmasam olmaz “ Dilek hanım bu konuda Genel Başkana söz vermişti “Uşak’ı kesin kazanacağız” diye. Onu da kendileri düşünsün artık!

Değerli CHP’li dostlar ironi yapmak için söylemiyorum, siyasi partiysen amacın seçim kazanmak olmalı ki idarede söz sahibi olabilesin. İdeolojiyi, kılı, tüyü bir kenara koyarsak rakamlar, istatistikler, geçmiş yıllar size açıkça söylüyordu. CHP Uşak’taki seçmen sayısı bu kadar. Üzerine çıkamazsan ideolojini korur, eylem yapıp biber gazı yer yerinde oturursun! Diyordu.

Şimdi Dilek hanım AKP’nin tape’si var, kutusu var demeden, diğer seçmen eğilimlerine suç bulmadan, benim yazdığım eleştirisel konulara bağlı kalmadan hayal kırıklığına uğrayan 27 bin seçmenine bu yenilginin açıklamasını yapmak durumundadır!

Son olarak da ilk konuya değinelim “CHP Uşak İl ve İlçe teşkilatı”. Teşkilatı aslında başkanlarla sınırlandırsak daha anlamlı olacak. CHP Uşak adına birbirinden değerli 9 kişi, aday adaylı için başvuruda bulunarak partisinin seçimde temsilcisi olmak istemişti. Fakat muallak olan bir konu vardı. Atama olmasın, sandık gelsin, eğilim olsun gibi. Derken değerli hocam Dalyan bey aday adaylığına dahil oldu ortalık karışmaya başladı. Derken gizli aday Ali Erdoğan kervana girdi CHP Uşak’ta kayış koptu. AKP’ yle uğraştıkları yetmiyormuş gibi bir de kendileri ile uğraşarak seçime girmek durumunda kaldılar. Be kardeşim siz bu partide başkansanız geminin dümeni sizde olmalı. Bir dümen dönüyorsa da bunu ilk siz bilmelisiniz, partiyi rahatlatmalısınız. Partide iki taraf oluşturup idare etmek ve istediği olmayınca ben istifa ediyorum mektuplarıyla ortaklıkta dolaşmak başkan sıfatı taşıyan lidere yakışmaz. Çünkü baş olan otoriter, kararlı ve dik olmak zorundadır!

Benim penceremden CHP Uşak böyle.

Saydığım faktörleri sıralayın şimdi;

İl ve İlçe Başkanları krize sebebiyet vermeden aday belirlemesinde otoriter olsalardı. Genel Merkezin katılımcı politikası benimsenseydi. Ali Erdoğan ismi kriz haline getirilmeden diğer aday adayları ile mantıklı bir çözüm süreci izlenseydi. CHP Uşak’ın rakamı 27 bin + 28 bin eşittir 55 bin olabilirdi.

Bu yazıya katlandığınız ve anlayışınız için teşekkürlerimi sunarım.

MHP Uşak’ı değerlendirdiğim yazıda buluşmak üzere...

SAYGILARIMLA…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Huseyin yavuz 2014-03-31 22:55:11

ertunc bey cok guzel bir tahlil yapmışsınız. ellerinize sağlık. dilek hanım'da okadar yüzü varsa bugün açıklama yapar ve istifa ederdi. hiçbirşey bilmiyorlarsa simav yönetiminden ders alsınlar. onurlu insanların yapacağı yada yapması gerekenleri öğrensinler. yazıklar olsun.

Avatar
Selim halim 2014-03-31 23:21:11

helal olsun bir çok kişinin dillendirdiğini yazmışsınız şu an chp nin bu milletvekilini bence parti disiplininenuymayarak partisini hezimete uğrattığı için chp den göndermelidir ki chp ye oy vermiş benim gibi düşünen kişiler bir daha oy verebilsinler yoksa kapısının önünden geçmem bu arada hani cemaatçiydi ali erdoğan ne oldu tüm cemaat mhp ye destek verir iken en azından sessiz kalması gereken ali erdoğan akp yi işaret etti velhasıl chp acilen bu milletvekilinden kurtulmalı

Avatar
Emekli Dede 2014-04-01 11:37:22

inançla çıkarı karıştıran bir yapıyla bir siyasi örgüt yönetilemez.herşeyden önce ektiğiniz yaban tohumların birgün kendi tarlanızda biteceğini unuttunuz.2011 yılında almış olduğunuz il bazındaki oyunuzu bugünkü oyunuzla kıyaslayın ve şapka düştü kel göründüyü kabullenin.futbolda en çok kullanılan bir deyim vardır.teknik direktör ve çalıştırıcılar başarılı olamazsa bohçasını alır gider.siz üst düzeydeki yöneticiler elinize yüzününüzü almadan biz size teşekkür edip uğurlayalım.

Avatar
dikkat mhp ve chp 2014-04-01 12:18:33

chp oyunu 2009 a göre artırmıştır. mhp ise 42 binden 36 bine düşmüştür seçimin gercek kaybedeni mhp dir ve hala o koltukda oturan ilçe başkanı mustafa yılancı ve il başkanı ve ekibini kutlarım secımde oyumuz arttı diyorlar 2011 e göre kıyas yapıyorlarmışşşş,alpay özgür ,raşit yılancı ve hüseyin karabey akp den 15 bın fark yiyince beyinleri sulandı galiba 15 bın fark buuu yazık hala milletvekilligi var bunun diyen alpay özgür mü yoksa bu ekipmi,, istifa onurlu bır eylemdır ,secımde 15 bın fark yıyıp koltuga yapısmak ulkucuye yakışmaz.. acil derhal hemen istifa

banner421

banner420