Bir genç kız...

Kimine göre, yüreğinin sesini dinliyor...

Kimine göre, şeytana uyuyor...

Ve hamile kalıyor!

Şüphelendiği an bir sağlık kuruluşuna gidiyor ve gebelik testi yaptırıyor.

Sonuç; Pozitif...

Sonuç; Panik...

Sonuç; Korku!

Ailesinin duyma ihtimali bile tüylerini diken diken etmeye yetiyor.

Ama 3 gün sonra korktuğu başına geliyor...

Ailesi hamile olduğunu öğreniyor!

Nasıl mı?...

Babasının cep telefonuna gelen, ''Tebrikler!... Hamilelik testiniz pozitif çıktı. En kısa zamanda aile hekiminize gidiniz'' mesajıyla!

Genç bir kadın...

Yeni evli...

Hamile kalıyor...

Ama onunki riskli bir hamilelik.

Hamileliğinin riskli olduğunu yaşlı anne ve babasının öğrenmesini istemiyor.

Çünkü, onların çok üzüleceğini biliyor ve birşey olmasından korkuyor.

Eşi ve kendisi ne kadar saklasalar da nafile...

Anne ve babası hamileliğinin riskli olduğunu öğreniyorlar!

Nasıl mı?...

Aile hekiminin mesajıyla!

Aile hekimleri neden yapıyorlar bunu sizce?

Çünkü, emir büyük yerden;

Sağlık Bakanlığı'ndan!

Bir genelge ile laboratuarlarda yapılan tüm test sonuçlarının sisteme girmesini isteyen Bakanlık, gebelik testi yaptıran kadınların fişlendiği, test yaptıranların ailelerine mesajla bilgi verildiği iddialarını yalanlasa da İstanbul Tabip Odası, genelgeye ulaştıklarını açıkladı.

Önce, ''Böyle bir genelge yok'', sonra da, ''Hatamızı gördük. Münferit hatalardan dolayı bu tür olaylar olabiliyor. Sistemin hatalarını düzelteceğiz'' diyen Bakanlık, ''yok'' dediği genelgenin ortaya çıkmasına ne diyecek sizce?

Bakanlığın ne diyeceğini bilemem ama ''muhbirlik'' yapmaları istenen aile hekimlerinin söyledikleri oldukça çarpıcı;

''Şimdiye kadar bildirim yoktu. Kürtaj yasağı çıktığında herşey yerli yerine oturmuş olacak. Bu, büyük bir planın parçası. Aile hekimleri ve hemşireler, bilgisayarlarına düşen gebelerin takibini yapacak. Gebeliği yokolan kadınların adli yönden soruşturulması için Sağlık Müdürlüğü'ne bildirimde bulunacak. Şikayetimizi bildirdik. 'Biz, kurumumuza gelen gebe ve bebeklerle ilgilenmek istiyoruz. Kapı kapı gezerek gebe aramak istemiyoruz' dedik. Çok felaket yaşandı bu yüzden. Ama hiçbir kadın şikayetçi olmadığı ve dava açmadığı için uygulama sürüyor. Elimiz-kolumuz bağlı. Çünkü, yapmadığımız zaman hakkımızda soruşturma açılıyor.''

Özel hayata ama özellikle de  kadının özel hayatına bu kadar pervasızca müdahale, hangi rejimlerde olur?

Bu sorunun cevabı belli;

Şeriatla yönetilen ülkelerdeki kadınların yaşam biçimine baktığınızda bu sorunun cevabını da öğrenmiş olursunuz!

Bu uygulamaların, Tayyip Bey iktidarının gizli gündeminin parçaları olduğunun artık çocuklar bile farkında!

Bedenine ve özel hayatına sahip çıkmak isteyen, ikinci sınıf insan muamelesi görmek istemeyen tüm kadınlara sesleniyorum;

Özel hayatınıza yapılan bu müdahaleye izin vermeyin.

Hamile kalıp da doğurmadığınızda cezalandırılmanıza sıra gelmeden birşeyler yapın ve deyin ki;

''Ben gebeysem ve doğurmaya karar verdiysem bir sağlık kurumuna giderim. Test için kayıt da tutabilirsiniz. Ama benim iznim olmadan test sonucumu ve özel bilgilerimi devlete ve ailem de olsa, hiç kimseye bildiremezsiniz''!




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner243