Osmanlı'da ilk "Askeri İsyan" 1446'da Fatih Sultan Mehmet'e karşı gerçekleşti. 
Sonuncusuysa 1913'te Bab-ı Ali Baskını.

Osmanlı'da yeniçeri ve sipahiler 36 padişahtan 12'sini Askeri Darbe ile indirdi. 
Kimi padişahı öldürüldüler, kimisine de tecavüz ettiler. 
Şeyhülislamlar ve sadrazamlar da bu askeri darbelerden sultanlar gibi nasiplerini(!) aldılar.

Atatürk bir Osmanlı Subayı olarak ordudaki bu darbe geleneğini en iyi bilenlerden birisiydi.
1930 yılında Askeri Ceza Kanunu çıkarttı. 
Bu kanuna göre "Askerlerin siyasete müdahalesini kesinlikle yasaklayacak cezai müeyyideleri" kapsıyordu. 
Sebebiyse 1446'dan 1923'e kadar geçen 477 yılda yüzlerce isyan ve darbeydi.

Zaten Cumhuriyeti kuran askeri kadrolar, bu yeniçerilerin, sipahilerin, kapıkulu askerlerinin Osmanlı bürokratlarının çocukları, yeğenleri ve torunları değil miydi?
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki iktidar kavgalarına bir kadro hareketi ve çıkar çatışması olarak bakmak ideolojik bakışlı (Saltanatçılık, Halifecilik v.s.) karşıt görüşler üzerinden bakmak bence safça bir bakış açısıdır.

Özetle; Son 500 yıldır nice sultanı tahttan indiren, tecavüz eden. öldüren...
Şeyhülislamlarla, sadrazamlarla sürekli altın pazarlığı yapan devşirme kadronun akrabaları, torunları, damatları, yeğenleri Cumhuriyet Dönemi'nde de boş mu duracaktı? 
Elbette durmayacaklardı.
Fatih'i ilk saltanatından indiren Beşiktepe İsyanı'ndan Bab-ı Ali Baskını'na değin kurumsallaşmış bir darbe ve isyan geleneği oluştu. 

Bu kadroların yeni nesilleri de...
27 Mayıs'ı 12 Mart'ı 12 Eylül'ü, 28 Şubat'ı ve 15 Temmuz'u fırsat bileceklerdi.

Hem Osmanlı hem de Cumhuriyet Dönemi'ndeki darbelerin arka planında "PARA ve İKTİDAR" temelli yani "KADRO SAVAŞLARI" vardı. 
Yani Osmanlı'nın nice hakim elitleri Cumhuriyet Döneminde de askeri elit ve aristokrasinin seçkinleri olarak hayatlarını sürdürüyordu. 
(Bu kadro savaşlarını ileride başka bir yazı ile açmak gerek)

 

Şimdilerde Atatürkçü'yüm diyen bir çok kişi;
27 Mayıs'ı aklamaya çabalarken 12 Mart'ı es geçmişti...
Ortanın solundan bakınca 12 Eylülden nefret edecek...
Ama 28 Şubata' da "İrtica Geliyor/İran olacağız" kaygısıyla sempatiyle bakacak destekleyecekti...
"Ordu Göreve" pankartları açarak "Atatürk'ün ordu-siyaset bakışından bihaber" olarak kafa karışıklığıyla sürüklenecekti.

 
Oysa, tüm darbelere karşı olmak ve eşit mesafede durmak hiç de zor değildi. 
Atatürk ise son 4 asırdaki olayları doğru analiz etmiş, "Askerin siyasete bulaşmasını yasaklamıştı".

"Hem Cumhuriyetin hem de Demokrasinin gelişmesini istemek" ordunun siyasete bulaşmasını engellemek ve darbeleri yok etmekle olurdu. 
Cumhuriyetin ve demokrasinin gelişmesini istemek sadece Osmanlı elitlerinin ve Osmanlı Sülalesinin değil bütün milletin devletle kucaklaşması ve sahiplenmesi anlamına geliyordu.  

...Osmanlıcılara da bir kaç kelamım var.

Sanki Osmanlı Dönemi güllük gülistanlıktı, Osmanlı yurdunun her köşesi cennetten bahçelerle dolup taşmıştı...
Adalet Hz.Ömer dönemi seviyesinin üstüne çıkmıştı, topla başlanan teknolojik yenilikler sanayi devrimiyle devam etmişti de! 
Bizim mi haberimiz olmamıştı?

Osmanlı ihtişamının hepimize yaşattığı tatlı nostaljiler ve övünçlerimizi üst paragrafta belirttiğimiz gerçeklerle kavga ettirmeden, Osmanlı Dönemi'ndeki askeri isyan ve darbeleri de bilerek... 
Osmanlı-Cumhuriyet Çatışmasına hiç girmeden...
Cumhuriyet Dönemi'nde de bu devşirmelerin torunlarının rahat durmadıklarını öğrenerek meseleye bakmak gerekmez mi?

Son 5 asırda açlıktan kırılan, hakir görülen,  fakir fakat onurlu Anadolu insanının anlamlı mücadelesi yukarıdaki cümlelerde yorumlanmaya çalışılmıştır.

Cumhuriyet ve Demokrasi kavramlarının içinin dolması için son 5 asırdaki hakim elitlerin iktidar kavgası ve darbeleri adamakıllı analiz etmek gerek...

Osmanlıcılar, Cumhuriyetçiler...
Kendisine Atatürkçüyüm diyenler...

1446'dan günümüze 15 Temmuz 2016'a 570 senedir sürekli yaşadığımız darbeleri, sarayın kontrolünün dolayısıyla ülkenin kimlere hizmet ettiğini Atatürk'ün çıkarttığı Askeri Ceza Kanunu
http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.1632.pdf ile değerlendirirsek gerçek tüm çıplaklığını sergileyecektir. 


 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner243